Antik Mezopotamya ve Moda (MÖ.3000-331)
01.01.2021

Mezopotamya İsminin Kökeni
Eski Yunanlar, iki büyük nehir Fırat ile Dicle arasındaki bölgenin kuzey kısmına Mezopotamya, güney kısmına ise Babilonya diyorlardı. Toroslar’ın güney yamaçlarından, yani Aladağlar’dan Basra Körfezine kadar uzanan bölgenin tamamı ilk kez M.S. 1. yüzyılda Yaşlı Plinius tarafından Mezopotamya olarak adlandırıldı. Mezopotamya’nın doğudaki sınırı İran’daki Zagros Dağlarının etekleri, batıdaki sınırı ise Arabistan Çölü ve Suriye Platosu’dur. Dolayısıyla, büyük bölümü bugünkü Irak’ta olup Suriye’nin kuzeydoğusunu, kısmen de Türkiye’nin güneydoğusunu kapsar.
Mezopotamya
Antik Mezopotamya Uygarlığında içinde yer alan, Babil MÖ.3000-1925, Asur MÖ.3000-606, Pers İmparatorluğu MÖ.539-331, Anadolu, Suriye, Hindistan ve Mısır’da egemen olurken, bölgeye barış, huzur getirmiş, global ticaretin gelişmesi düzenli yolların inşa edilmesi, ilk posta teşkilatı, hukuk sisteminin kurulması tek para uygulaması, çivi yazısının kullanılması, mimaride eşsiz sanat eserlerinin yaratılması, moda anlayışının yapılanmasında önemli rol oynamıştır. Moda buluşları keşifler ve teknikler, kullanılan biçimler, geleceğin modasının yaratılmasına öncülük etmiş, Mısır, Girit, Yunan Uygarlıklarının moda anlayışını

Antik Mezopotamya kostüm tarihine ait bilgiler, Ur, Enlil, Assur, Tello, Nippur, Eriha, Babil’de yapılan arkolojik kazılarda bulunan Mısır sanatına göre daha gerçekçi heykellere, çanak çömlek, kil tabletlere dayandırılmış, MÖ.3000’lerde Orta Asya’dan Mezopotamya’ya yerleşen, askeri güçleriyle büyük imparatorluklar kuran, sınırları Dicle’den Fırat’a, batıda Mısır’dan doğuda Hindistan’a ulaşan medeniyetin jeolojik konumu ve olumlu iklim şartları nedeniyle aldığı göçler tarım, komşu ülkelerle yaptıkları geniş çaplı ticaret, batıya yönelik gelişim politikaları, üzerinde atlı postacıların beklediği konaklama merkezleri bulunan ‘’Kral Yolu’’ adı verilen ilk karayolları, düzenli ordular, savaşlar, ilk antlaşmalar, siyasi birlik, sosyal örgütlenme, kanun ve yasalar, astronomi çalışmaları, güneş takviminin, ağırlık ölçülerinin, ondalık matematik sistemleri ve çivi yazısının keşfi, genellikle kadınlar tarafından yazılan alçı tabletler kültür seviyesinin hızla gelişmesinde neden olmuştur. Planlı yerleşim birimleri ve şehirlerde, güneşte pişmiş kilden yapılan, orta bölümde büyük avlusu, mutfak, şömine bulunan, ağaçtan yapılan kapı ve çerçeveleri kötü ruhları kovacağı inancıyla kırmızı renge boyanan, duvarları renkli hayvan, çiçekli, figürlü, sırlı, mineli çiniler tunç, fildişi süslemeli evler, yedi katlı Ziggurat’lar ve eşsiz mimari örneği anıtsal eserler, tanrıya ulaşmak için inşa edilen ‘’Babil Kulesi’’, dünyanın yedi harikasından biri kabul edilen Kral Nebukadnezar tarafından yaptırılan setler üzerinde yükselen, gücü temsil eden kerpiç ve ziftten kubbeli, sütun ve egzotik bitkilerle süslenen taraçalı şelalelerin aktığı ‘’Babil’in Asma Bahçeleri’’, moda anlayışının yapılanmasında önemli rol oynamış, ‘’Tiara’’ şapka dönemin kübik, spiral formlu kostümleri, mimariden örnek alınarak hazırlanmıştır.

Gurur duyulacak bir vücuda sahip olmak, cüsseli ve heybetli görünmek için büyük hacimli giyişiler, deri, bacaklara sıkıca oturan, kemerlerle vücuda sabitlenen, önden açılan, ilk moda keşfi sayılan pantolonlar giyilmiş, daha sonra yün dokuma kumaştan iki bacağa geçirilerek belden büzülen, hareket rahatlığı sağlayan modelleri Avrupa’da kısa sürede benimsenmiş dönemin moda ikonu Kraliçe Semiramis ve statü sahibi kadınların pantolon giydikleri, Yunanlı tarihçiler tarafından da anlatılmıştır. Kürklerin şekillerine göre kesilen dokumaların iç kısmına monte edilmesiyle elde edilen ilk astar biçimi, peştamal, etek olarak kullanılan dikdörtgen kumaşların atkı ve örgü ipliliklerinin taranmasıyla yaratılan ilk saçak ve makrome püsküller, bedenlerine sararak, omuzlardan geriye attıkları yün şallarda kullandıkları sütunu anımsatan çapraz, asimetrik, katlama ve drape çeşitleri, ayakkabının ilk örnekleri sayılan kalın dolgu tabanlı, parmak arası sandalet ve askeri süvarilerin geriye dönen uçları sivri, topuklu çizmeleri, kollu elbiselerin kalıpla kesilip dikilmesi, basit nakış-süsleme teknikleri, ipliği büken, boyayan, dokuyan, modanın ilk yaratıcıları kadınlar tarafından hazırlanmış, moda buluş ve keşifleri, modanın evrimini şekillendirilmiştir. MÖ.330 tarihinde büyük zaferler kazanarak fethettiği Antik Mezopotamya topraklarında, 13 Haziran 323 yılında tropik sıtma hastalığı nedeniyle ölen Büyük İskender’in yarattığı melez kültür ve Yunan ‘’Helenizm’’in etkileri, yüksek aydın kesimi ve dönemin giyinme biçimlerini etkileyerek, gelecek yüzyıllardaki rafine moda anlayışına yön göstermiştir.

Kadın Kostümü
Antik Mezopotamya kostüm tarihi eşsiz buluşlarla başlamış, kostüm stilleri renk seçimi, dikiş süsleme, teknikleri büyük değişim göstererek modanın gelişimini etkilemiş, Mısır kostümlerini anımsatan tunik ve şallar, kadın modasının temelini oluşturmuştur. Etekleri volanlı, drapeli yün kostümlerin üzerine, sağ kol ve omzu açıkta bırakan, kalça hizasından geçerek sol omuzdan tutturulan, diagonal hatlar sergileyen şallar, yüksek işçilikli, renkli nakış, altın sim iplikli püskül saçaklarla süslenmiş, kostümlerin bellerini, çeşitli kalınlıkta, ilk ince, çift dönen kemerler süslenmiş, vücudu sergilemek, toplumda utanç verici olgu olarak nitelendirilmiştir.
Erkek Kostümü
Antik Mezopotamya Uygarlığında soğuk, sisli, yağışlı geçen kış ayları, iklim koşulları, giyinme biçimlerini etkilemiş, ağır, kalın kostümler dış dünyaya karşı kalkan görevi görmüştür. Tapınak ve binaların inşasında kullanılan spiral biçimler güçlü semboller, formlar, yarattıkları giyimin temel detaylarını oluştururken şapka ve taçlara ilham kaynağı olmuştur. Pers İmparatorluğu’nda soyluların giydiği, beyaz kumaşla astarlanan mor renkli kostümler, giyen kişinin boyunun yaklaşık iki katı uzunluğunda, enine eşit döküm, volüm, drape ve büzgülerle beden boyuna göre kısaltılarak, zengin işleme ve nakışlı kemerlerle kullanılmıştır.
Tekstil
Antik Mezopotamya’da sisli, yağışlı, soğuk ve değişken iklim şartları nedeniyle tabii boyama işlemlerinden geçirilen yün, en çok kullanılan fabrikler olmuş, Kral Sennacherib’in MÖ.700 yılından sonra tanıttığı koton, yağlı yün adı verilen natürel keten, sıcak aylarda korunma ve dayanıklılığı nedeniyle tercih edilmiş bunun yanı sıra kostümlerde papirüs, renkli, ipekli kumaşlar, kış aylarında deri ve kürkler kullanılmış, boyama teknikleri ve renklendirme Antik Mısır’a benzer özellikler göstermiş, ilk metal örme tekniği ile hazırlanan askeri zırhlar, Antik Mezopotamya ordusu, mızraklı askerler, okçu birlikleri tarafından kullanılmıştır.
Renk
Antik Mezopotamya Uygarlığı kostümlerinde, tabii kök boyalardan elde edilen parlak kırmızı, nar çiçeği, Hint kırmızısı, kahverengimsi-pembeler, kırmızımsı-sarı, portakal, kahverengi ve toprak renginin tonları, donuk mat bakır, koyu zeytin yeşillerinin yanı sıra, astronomi ve ruhlara inançlarını temsil eden, koyu çivit mavi ve koyu mor renklerinin kullanıldığı görülmüş, Mısır’daki gibi kumaş renk ve süslemelerin, vücut rengi ile kontrast yapmasına dikkat edilmiştir. Askeri disiplin, giyimde aşırıya kaçılmasını engellerken, bir dönem süsleme ve nakışlarda en fazla bir, kostümlerde iki ana renge izin verilerek, üçüncü renk yasaklanmıştır.
Aksesuar
Antik Mezopotamya Uygarlığında kadın ve erkekler, en önemli aksesuar kabul edilen, ellerinde uçları katlı ketenden yapılan, püsküllü kamçıyı anımsatan sineklikler ve bereketi simgeleyen, un çuvalından esinlenerek tasarlanan küçük koni, kübik formlu saplı, minik çantalar taşımıştır. Değerli taş, mücevher, altın çeşitli metallerden ve deriden yapılan, yuvarlak formlu gül, çiçekler şeklinde rozetler zil, çıngırak gibi aksesuarlar kostümlere görkem ve şıklık katmış, askerlerin deri kemerlerine astıkları, sapları mücevherlerle bezeli bıçak ve kılıçlar, ellerinde taşıdıkları kalkanlar, birleşik yaylar, kültürün vazgeçilmez aksesuarları olmuştur.
Güzellik
Antik Mezopotamya Uygarlığında krallar, kraliçeler, kadın ve erkekler güzellik ve bakımlarına olağanüstü önem vermişler, esnaf ve askerlerin aylık ödemelerinin bir kısmı tatlı kokulu yüz ve bakım kremleriyle yapılmış, sanatçılar maaşlarının büyük bir kısmını kozmetik ürünleri, kokular, özel bakım yağları ve makyaj malzemelerine ayırmıştır. Antik Mezopotamya’da yapılan dini ayinler seremoniler, geçit törenlerine, halktan ve yüksek rütbeli kişiler, zenginler, kral kraliçeler, renkli, değerli taş ve nakışlarla süslenmiş kostümleri, altın kaplama Tiaraları, taçları, mücevherli silahlarıyla katılarak baharatlı parfümler sürmüştür.
Makyaj
Antik Mezopotamya Uygarlığında Mısırlılar gibi kadın ve erkekler, koyu renk gözlerinin etrafına siyah rastık ve sürme çekerek, büyülü bakışlar elde etmiş, el ayak ve vücutlarını, kına ile yapılan dinsel, astrolojik, özel desenlerle süslemiş yüzlerini tabiattan ve hayvanlardan ettikleri doğal makyaj malzemeleriyle renklendirilmiş, kral, kraliçe ve topluma ait çeşitli kademedeki insanlar tırnaklarını boyamıştır. Antik Mezopotamyalı erkekler uzun saçlarına ve dikdörtgen şekilli sakallarına, dalgalı, yuvarlak spiral formlar vermek ve uzun süre dayanmasını sağlamak için yaş killerle şekillendirmiş ve güneşte kuruttuktan sonra taramıştır.
Moda İkonu
Antik Mezopotamya Uygarlığında MÖ.1770’lerde tahta çıkan ve kendi adını taşıyan kanunlarıyla tanınan ünlü Babil Kral’ı Hammuabi görkemli kostümleri ile MÖ.883-858’de hüküm süren Asur Kralı Nasır Pal göğüs kısmından bele ‘’V’’ şeklinde inen, mücevherlerle işlenmiş brodürler ve omuz çizgisinde düğmelerin kullanıldığı, ayak bileğine kadar uzanan, etek uçları zengin nakışlı, sırma görünümlü, diagonal püsküllü tuniği ile, MÖ.539 tarihinde Pers İmparatoru Kral I. Cyrus haşmet verdiği düşünülen, dirsek hizasından başlayıp yelpaze gibi genişleyen kollu kostümleri ile, Antik Mezopotamya’nın moda ikonları olmuştur.