Abdullah Kiğılı

15.11.2020
Yazar
Pia YEŞİLBAŞ



Çalışmaya başladığım ilk ay bir yemekte tanışma fırsatı yakalayıp babacan tavrına hayran olmuştum, daha sonra uzun zaman Abdullah Kiğılı ile çalışanların ona olan hayranlıkları beni çok etkilemişti. “Bir Markayı Yaratmak” (yazan Nuri M. Çolakoğlu)

Kitabını okuduktan sonra Abdullah Kiğılı’yı tanıyan insanların söylemiş oldukları sözlerin haklılığına, zaman geçtikçe şahit olduklarımla karar vererek İlk röportaj yazımı çalışmakta olduğum firmanın, babası Abdullah kiğılı'nın hayatını yazarak başlamak istedim. Etrafındaki herkese ilham olan, bildiklerini paylaşarak çalışanlarına ışık olan kendisi bilmiyorum ama çalışanlarının gizli kahramanı Abdullah Kiğılı…




Süleyman Kiğılı ve Kifaye Kiğılı’nın en küçük üçüncü çocukları Abdullah Kiğılı 20 Nisan 1943 yılında Malatya’da hayata gözlerini açtı. 1934’te Atatürk’ün Soyadı Kanunu’nu çıkarması ve dedesinin Bingöl Kiğı’dan Malatya’ya göç etmesiyle önce Kiğılızade sonra Kiğılı soyadını alıyorlar. 1938’de Malatya’nın merkezinde bulunan Şirket Han’ın hemen gerisinde Süleyman Kiğılı ve Ermeni ortağı Boğos Usta ile bir kumaş mağazası açan Süleyman Kiğılı ticaret hayatının İstanbul’da daha iyi olacağını düşünüp 1952 yılında İstanbul’a taşınıyorlar. İstanbul’un tarih kokan semtleri Beyazıt ve Çemberlitaş arasında ikamet etmişlerdir. Okul yılları çok parlak olmasa da İstanbul Erkek Lisesinin en şöhretli ve işinde zirveye ulaşmış kişisi Abdullah Kiğılı’dır. Bir yandan İstanbul Erkek Lisesinde okuyup bir yandan Han içinde bir mantocuda çalışarak çığırtkanlık yapıyor. Yani mesleği çıraklıktan gelerek, en altından gelerek görmüştür. Abdullah Kiğılı lise son sınıftayken babasının rahatsızlanmasıyla aile bireylerinin kararıyla işlerin başına geçiyor severek yaptığı bu işin bugün bu duruma geleceğini bilmeden bütün gücü ile çalışıyor, Babası ile arasında 50 yaş fark var... 22 yaşındayken İlk işi Sultan Hamam’daki dükkânın vitrinini değiştirmek oluyor. Annesine, “Sen babamı al iki haftalığına Malatya’ya git” diyor. Amacı babasının itirazını önlemek yokken dükkânı yeniliyor. 1 yıl gibi kısa bir sürede dükkânda işleri arttırıyor.



Sultan Hamam’da o dönemin en başarılı kumaş mağazası Suraski’dir... Mağaza Musevi iki kardeşe aittir. Abdullah Kiğılı her sabah saat 08.00’de onların dükkânının önüne gelir ve beklemeye başlar. Kardeşlerden biri saat 10.00’a doğru dükkândan çıkar. Kiğılı da onu takip edip gittiği her yeri defterine yazar. Tahsilatı nasıl yapıyor, nerelerden mal alıyor... Böylece iş hayatında ikinci devrimini yapar. 


Mal tedarikinin kaynağını çeşitlendirmek. Ama asıl devrimini, dükkânı Beyoğlu’na taşıyarak yapacaktır. Çünkü görmüştür ki, Sultanhamam’da kalarak büyümek mümkün değildir. Babasının yolundan ayrılmanın üçüncü adımını 26 yaşında atacaktır. Vakko’nun tam karşısındaki sokakta bir dükkân buluyor. Sahibi Türk Dışişleri’nin en efsane büyükelçilerinden Muharrem Nuri Birgi’dir. O günün parası ile 175 bin lira hava parası verir. Ayda 7 bin lira kira üzerinde anlaşırlar. İçeriye 140 bin lira para harcar.1969 yılında İstiklal Caddesi' nde şimdiki Kiğılı mağazasını açmış,

Tabii parası biter. Ancak bir süre sonra işler öyle açılacaktır ki mal yetiştiremeyecektir. Yatırdığı bütün parayı o yılsonunda çıkarmıştır. 



1971 yılı... Abdullah Kiğılı 30 yaşındadır... Bir gün telefon gelir: “Osman Bey yarın sabah saat 10.00’da sizi Altınyıldız Mensucat Fabrikası’nda bekliyor... ”Bekleyen kişi Osman Boyner’dir...

Yani o günlerdeki en büyük şirketlerden birinin sahibi. Tekstilin efsane ismi... Gider... Osman Boyner, şunu söyler:

“Evladım ben Beymen Konfeksiyon Fabrikası’nı kurdum. İtalya’dan tasarımcılar getirttim. Şimdi şoförüm seni fabrikaya götürecek. Git gez gel sonra konuşalım.”

Kiğılı fabrikayı gezer ve hayran olur. Dönüşte Osman Boyner, “Benim yaptığım bu elbiseleri satar mısın?” der. Kiğılı “Satarım elbet” deyince Osman Boyner’den sürpriz bir cevap gelir: “Öyleyse seni Beyoğlu bayii yaptım... Ama bir şartım var. Ortağım olacaksın”

Böylece, Beyoğlu satışında Beymen’in ortağı olarak 10 yıl çalışacak ve bu da onun bütün kariyerini değiştirecektir. 1980 yılında Kiğılı Konfeksiyon Fabrikası'nı kurmuştur. 1988’da Galleria Alışveriş Merkezi’nin açılmasıyla

Kiğılı ikinci mağazasını orada açacak ve AKM’lerde büyüme dönemi başlayacaktır. Sonuç olarak Gebze - Şekerpınar’da 25 bin metrekarelik lojistik merkezi faaliyete geçti. Operasyonel anlamda çok büyük bir adım olarak Kiğılı’nın işleyişini çok daha modern hale getirdi ve şu an 5 Lojistik Merkeziyle hizmet vermektedir. 1980’li yılların ortalarında, Kiğılı mağaza sayısını çoğaltma kararı aldı. Günümüze kadar gelinen süreçte Türkiye’nin farklı illerinde 300’ün üzerindeki bayiyle Kiğılı markası satılmaya başlandı. Ayrıca yurtdışında 20’den fazla mağazaya sahip olan Kiğılı Erkek Giyim markası, Türkiye’nin en önemli birkaç giyim markasından biri olduğu gibi dünyanın da önemli markaları arasında yer almayı başarmıştır. 


Abdullah Kiğılı, 9 Eylül 1997 – 4 Kasım 1997 yılları arasında Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı görevi yapmıştır. 4 Kasım 1997'de görevini Haluk Ulusoy’a devretmiştir. Abdullah Kiğılı, ayrıca Fenerbahçe Spor Kulübü'nde Aziz Yıldırım zamanında 1998 yılında başkanvekilliği de yapmış, İstanbulspor, Güreş Federasyonu, Kayak Federasyonu’nunda yöneticilik yapmıştır. Aynı zamanda Fenerbahçe Spor Kulübü’ne ait 1999 yılında Fenerium mağazalarından da sorumlu yönetici olmuştur. 2000 yılında ayrıldı. 2009 yılında tekrar Fenerium mağazalarından da sorumlu yönetici oldu.



Hayatta maddi manevi kazanmak için 10 altın sır vardır diyen Abdullah Kiğılı’nın sırları.


1. Moralini yüksek tut

2. Hata yapmaktan korkma, yaptığın hatadan ders al 

3. Heyecanını asla yitirme 

4. Sabırlı ol 

5. Çok çalış ama sosyal hayattan kopma 

6. Tutamayacağın sözü verme 

7. Bardağın dolu tarafını gör, yeni iş imkânları yarat 

8. Adaletli ol 

9. Değişime ayak uydur 

10. Ve çok sev! İşini, eşini, arkadaşını, hayatı, kısaca her şeyi…



BAŞARI ANAYASASI ABDULLAH KİĞILI KANUNLARI


(-) GEREKTİĞİNDE BABADAN FARKLI BAK KANUNU: 

Kurucu babaya saygını, sevgini hiç eksiltmeyeceksin. Ama onun bıraktığı işi büyütmek istiyorsan, onun yolundan ayrılmayı bileceksin.

(-) BİLDİĞİN İŞİ YAPACAKSIN KANUNU: 

Hayatında iyi bildiğin işi yapacaksın veya bilmediğini en iyi yapmayı öğreneceksin.

(-) YEMEK MASASINDA ŞİRKET KURULMAZ KANUNU: 

Öyle zamanlar oldu ki, yemek masalarında şirketler kuruldu. Arkadaşlarımız bilmedikleri inşaat, enerji işlerine girdiler. Yürümedi.

(-) KAZANDIĞINI BÜYÜMEYE YATIR KANUNU: 

Kazandığın her kuruşu işini büyütmek için harcayacaksın.

(-) SPOR SAYFASINA DA REKLAM VER KANUNU: 

Erkek giyimde büyüyorduk. Herkes reklamlarını normal sayfalara verirken biz spor sayfalarına reklam verdik ve çok iyi sonuç aldık.

(-) SLIM FİT’İ ZEGNA’DAN ÖNCE KEŞFET KANUNU: 

Giyim tarzında yeniliği takip edeceksin. Çizgi incelmişse, dünyanın önde gelen şirketleriyle aynı anda, hatta sen önce uygulayacaksın.

(-) ŞİŞMAN ADAMI DA KORU KANUNU: 

Türkiye’nin erkek giyim markası olacaksan, beden skalan da geniş olacak. Mağazadan içeri giren insan kilolu olsa da kendi zevkine, bütçesine, bedenine uygun elbiseyi bulacak.

(-) AİLENİN 4’NCÜ NESİLDE DE DEVAMI KANUNU: 

Şu an Kiğılı’nın torunları, yani ailenin dördüncü nesli iş hayatına girdi. İlk kanunu, çocukların iş hayatına Kiğılı şirketlerinde başlamama kararıydı. Hepsi başkalarının şirketlerinde eziyetli işler yaptı.