De Stijl Sanat Akımı
10.01.2021
1917'de Hollanda'da ortaya çıkan sanat akımı. De Stijl terimi, 1917 ile 1931 yılları arasında etkisini göstermiştir ve Hollandalı olan bir grubun çalışmalarını belirtmek amacı ile kullanılmıştır. 1917'de Theo van Doesburg tarafından yayınlanmaya başlayan aynı adlı derginin adını taşıyan Modern Sanat akımı. Görsel sanatlar ve mimarlıkta etkili olmuş ve büyük çoğunlukla Hollandalı sanatçıları içermiştir. Amacı Endüstri çağının gereklerine uygun, bireysel anlatımı ve ulusal anlayışları yadsıyan, tüm toplumlar için ortak bir sanat dili geliştirmekti.
De Stijl 1917-1931

Dergi modern sanatın gelişmesine önemli katkıda bulunan Van Doesburg'un 1931'de ölümüne kadar 57 sayı yayınlanmıştır. 1932’de son sayısı olarak ortaya çıkan De Stijl’ın 90. Sayısı Van Doesburg’un anısı için yayınlanmıştır. Derginin çevresinde toplanan sanatçıların ortak görüşleri, aynı ad altında Kasım 1918'de bir manifestoda yayınlanmıştır. De Stijl sanatçıları dikkatlerini sadece resim ve heykel gibi güzel sanatlara değil, endüstriyel tasarım, tipografi, hatta edebiyat ve müzik de dahil olmak üzere diğer tüm sanat formlarına da çevirmiştir.
Piet Mondrian (1872 - 1944)


Piet Mondrian 1917 yılında Teo Van Doesburg ile birlikte kurdukları DeStijl akımının ve 20. yüzyıl başlarının öncü sanatçılarından. Hollanda çıkışlı, düzen ve uyumun, sanatsal sezgi, evrensellik ve yalınlığın önemsendiği De Stijl, ideal geometrik formlarla ve ana renklerle doğayı dış görünüşünden soyutlamanın arayışındadır. Saf gerçeği ve ifadeyi savunan Mondrian dik açı ile birbirini kesen dikey ve yatay çizgiler arasında kalan siyah, beyaz, gri, sarı, mavi ve kırmızı gibi renklerle fiziksel ve ruhsal dünyayı birleştirerek evrensel öze ulaşmayı hedefler. De Stijl tarzı ve özellikle Mondrian’ın resimleri günümüzde de tasarımcılar için esin kaynağı olmayı sürdürüyor. Moda, dekorasyon, mobilya, grafik, günlük kullanıma yönelik endüstri ürünlerinde ve hatta gıda sektörlerinde örneklerini görmek mümkün.
Theo Van Doesburg (1883 - 1931)


Sanatçılar
Özellikle Piet Mondrian'ın kuramcılığını yaptığı akıma, Van Doesburg'un yanı sıra Bart Van Der Leck, Vantongerloo ve Vilmos Huszar gibi ressamlar, Jacobus Oud, Robert Van't Hoff, Jan Wils ve Gerrit Rietveld gibi mimarlar, heykeltraş Georges Vontorgerloon ve şair Hugo Bal ile John Arp katılmıştır.
Bart van der Leck (1876 - 1958)


De Stijl Akım Özellikleri
Akımın amacı; sadece temel renkler olan siyah-beyaz-griyi kullanarak temel geometrilerin mükemmelliğini ve evrenselliğini yansıtan tasarlanmış objeler/mekanlar ve binalar yaratmaktır.
Temel kabulleri; Hakikat, Belirlilik, Açıklık, Basitlik, Konstrüktiv Olmak, Fonksiyonel Olmak ve Objektifliktir.
Renklendirme, temel renklerden kırmızı, mavi ve sarı ya da nötr renklerden, siyah, beyaz ve gri renklerde olmalıdır.
Yüzeyler, dikdörtgen düzlemler ya da prizmalardan oluşmalıdır.
Estetik denge sağlanmalı ve bu denge, zıtlıkların kullanımıyla yapılmalıdır.
Kompozisyonla ilgili ögeler, düz çizgiler ya da dikdörtgen alanlar olmalıdır.
Simetriden kaçınılmalıdır.
Denge ve ritm, oran ve yerleştirme ilişkileriyle artırılmalıdır.
Gerrit Rietveld (1888 - 1964)


De Stijl Akımında Mimari
De Stijl hareketinin yansımaları Hollanda’daki ressamların olduğu kadar tasarımcıların ve mimarların çalışmalarını da etkilemiş ve ülkenin sanata bakış açısını bu anlayış ile yönlenen bir değişim içerisine itmiştir.
Sokak dokuları, binalar, mekanlar, mobilyalar gibi ihtiyaç duyulan bir çok temel yaşam öğeleri ve günlük kullanım eşyalarının tasarlanmasında modernize edilmiş çok yönlü bir etkiye sebep olmuştur. Örneğin Gerrit Rietveld tarafından tasarlanan Schröder evi, gerek dış görüntüsü gerekse iç dizaynı ve eşyaları ile De stijl etkisinin Avrupa mimarisi üzerindeki etkisinin görüldüğü yaşam alanlarından birisidir.

1965 yılında Yves Saint Laurent, Piet Mondrian ve onun tablolarından ilham alarak Mondrian Collection adlı 6 parçadan oluşan bir koleksiyon tasarlamıştır.
De Stijl Akımı ve Moda
Kişiye özel tasarımın önemli isimlerinden Fransız moda tasarımcısı Yves Saint Laurent, Mondrian’ın beyaz, kırmızı, mavi, siyah ve sarı renk bloklarından oluşan kompozisyonunu 1965 yılında kolsuz elbise üzerine uyarlayarak sanatçıya hayranlığını da gösterir. Moda tarihinde önemli bir yere sahip olan ve en çok kopyalanan elbisede kesişen kalın siyah çizgilerle karşıtlık oluşturan renkler birbirinden ayrılır. Yine moda sektörüne baktığımızda çantalar, ayakkabılar ve mayolar üzerinde de benzer uygulamalar görülür. Fransız ayakkabı tasarımcısı Christian Louboutin’de modadaki geometrik trende özgü ayakkabısında Mondrian’ın soyut kompozisyonlarından esinlenir. Siyah hatlarla çerçevelenen sarı, mavi, beyaz ve sarı renk blokları, 5 cm platform ile birlikte 13 cm topuk üzerinde yükselen, deri malzemeden sandalette fonksiyonel bir ifade bulur. Nike’ın 2008 yılında sınırlı sayıda satışa sunulan sneaker modellerinden birinde de beyaz zemin üzerinde basit ama hoş bir çağrışım göze çarpar.
