Antik Mısır ve Moda (M.Ö.3000-30)

02.01.2021
Yazar
Pia YEŞİLBAŞ

Antik Mısır(veya Eski Mısır), Antik Çağ'daki en büyük medeniyetlerdendir. Kuzeydoğu Afrika'da Nil Nehri'nin denize ulaştığı yarısı çevresinde yayılmış antik bir uygarlıktır. Uygarlığın yayıldığı bölge, bugünkü Mısır toprakları içinde yer almaktadır. MÖ 3.050 yılları civarında kuruluşundan önce, "Aşağı Mısır" (Nil Deltası ve güneyi, şimdiki Kuzey Mısır) ve "Yukarı Mısır" (Teb kenti merkez olmak üzere günümüz Güney Mısır'ı) olarak ikiye ayrılmaktaydı. Uygarlık, MÖ 3.150 [1] dolaylarında ilk firavunun yönetimi altında Aşağı Mısır ve Yukarı Mısır'ı politik olarak birleştirdi. Bu politik birlik, izleyen 3 bin yıl boyunca sürdü.

Antik Mısır tarihinde, arada Orta Krallık olarak adlandırılan görece istikrarsız dönemlerin yaşandığı bir dizi istikrarlı krallık dönemi yer almaktadır. Antik Mısır, Yeni Krallık döneminde en gelişkin düzeyine ulaştı. Ardından, ağır seyreden bir gerileme dönemine girdi. Mısır, son dönemlerine doğru dış güçler karşısında art arda yenilgilere uğradı ve MÖ 31 yılında, erken Roma İmparatorluğu tarafından istila edilerek firavunların egemenliğine son verildi, Roma'nın bir eyaleti haline getirildi.


Antik Mısır çöllerle çevrili olması nedeniyle yüzyıllar boyu dışardan herhangi bir kötü etkiye maruz kalmamış, kölelerde dahil olmak üzere savaş ve göçlerden uzak, sakin, huzurlu bir yaşam sürülmüş, toplumda ve günlük hayatta değer verilen saygı gösterilen, yemin, cenaze törenleri, festival ve dinsel seremonilere katılan, ava giden erkeklere eşlik eden alışverişe çıkan ve modayı yaratan kadınlara, evin hanımı anlamını taşıyan ‘’Evin Kural Koyanı’’ adı verilmiştir.


Antik Mısır’da kostüm stilleri, toplumsal sınıf farklılıklarını ve katı hiyerarşik yapıyı yansıtmış, giysilerin kumaş türü, kişilerin toplumdaki statülerine göre seçilirken, temel inanışlara göre her şeyin soldan sağa gitmesi, heykellerin sol ayağının önde olması, Mısır’a hayat veren Nil’in kaynağına, iyiliklerin geldiği noktaya, güneye dönmesi, güneşin soldan yükselmesi nedeniyle kostümler vücuda bu yönde sarılmış, İlk Krallık Devri MÖ. 2830-2530’da aşağı tabakanın çıplak olduğu, yüksek tabakanın ‘’Şenti’’ adı verilen bir çeşit önlük, kısa etek giydikleri gözlenmiş Orta Krallık Devri MÖ. 2160-1090 yıllarında erkekler, kısa, uzun, çeşitli boylarda, keten ve ağır kumaştan kalça hizasında, bele serbest sarımla tutturularak ucu ortadan aşağı sarkıtılan, üzerine mücevher, ağır nakış işlemeli, üçgen, dikdörtgen panel uzantılı, firavun ve rahipler güçlerini göstermek için aynı modelin arkasına kuyruk takılan şentiler kullanmış, batı medeniyetlerinin yükselişine kadar leopar kürkü, dini kostüm olarak nitelendirilmiştir. Kadınlar, omuz ve göğüslerini açıkta bırakan, ayak bileklerine kadar uzanan, yeşil ve mavinin tonlarında, turkuaz, canlı renklerde, kristal, mercan, ametist, inci, feldspat, grena, obsidyenden daire formlu gerdanlıklar, tek veya kalın askılarla tutturulan ‘’Tunic’’ler giymiş, daha sonra üstlerine beli sıkıca kavrayan kalçayı sardıktan sonra uçları önde, yerlere kadar uzanan kalın kemerler takılmıştır. Yeni Krallık ya da İmparatorluk Devri MÖ.1090-945’de kadın ve erkekler bedeblerini büzgülü, drapeli, kumaş şallarla örterek hafif, rahat, havadar ketenler, Hindistan cevizi, pamuk liflerinden elde edilen ipliklerden dokunan, uzun süre suda bekletilen, dövülerek inceltilen, şeffaf, transparan fabriklerden geniş, renkli bordür, inci, mücevherlerle işlenen çift katlı, pileli uzun eteklerin üzerine turkuaz, mavi çizgili, ‘’Klaft’’ başlıklarda da kullanılan fabrikten tunikler, omuzlarını kaplayan, bir ucu koltuk altından geçirilerek diğer taraftan tokalarla bağlanan veya kişinin boyunun iki katı uzunluğunda, omuz ve göğüs üzerinde düğümlenen pelerinler, firavunlar altın iplik dokumalı ağır mücevher nakışlı, kraliçeler özel renklere boyanan pili, pilise ve drapeli kostümler giymiş, tanrılara yapılan ibadetin saygısızlık olacağı düşüncesiyle yün, deri kıyafetlerle tapınaklara girilmesi yasaklanırken, dini tören cenaze, seremoni ve festivallerde, Mısır’ın kutsal sembolü, mavi lotus çiçeklerinden yakalıklar kullanılmış Antik Mısır’da çıkan yeni stiller, eskileriyle aynı dönemde kullanılmaya devam etmiştir.


Antik Mısır 

Antik Mısır’da insan firavunlardan önce, Ptah, Ra, Şu, Geb, Osiris, Set ve Horus adı verilen tanrıların hükümdarlık sürdüğü ‘’Mısır Mitolojisi’’ adı verilen dönemde kadınların otuz bir, erkeklerin otuz altı, ortalama insan ömrünün kırk yıl olduğu Antik Mısır’da ölümsüzlük ve ebedi yaşam felsefesine inanılmış, toplum yaşamında firavunlarla aynı statüye sahip olan kraliçe ve kadınların yaşam stilleri, gelecek yüzyıllara aktarılan ilk moda buluş ve keşifleri güzellik-bakım makyaj uygulamaları, Mısırlı kadınların avladıkları kuş, balık gibi hayvanları ve zamansız kostümlerini sergiledikleri ilk defileler, kostüm tarihine ışık tutmuştur.


Kadın Kostümü

Antik Mısır’da, kadın kostümleri toplumun hiyerarşik yapısını yansıtırken giyim stili, kullanılan kumaş cinsi toplumdaki pozisyonları göstermiş, firavun eşleri boyanmış ketenden, pilili, drapeli, görkemli kostümler giymiştir. Mısır’da insan vücudu yaşayan, nefes alan varlık olarak değerlendirildiği için kıyafetlerin formları buna göre şekillendirilmiş, Orta Krallık Devri’nde göğüsleri açık bırakan bant sistemleri ve gerdanlıkların kullanıldığı Kalasiris adı verilen tunik kostümler  Yeni Krallık Döneminde değişim göstererek yerini üçgen göğüs dekolteli, Tüp Line ve çeşitli uzunlukta etek boylarının kullanıldığı şık ve zarif stile bırakmıştır.

Erkek Kostümü

Antik Mısır’da ilk Krallık Devri’nde yüksek tabakadan erkekler, bedenlerini çıplak bırakan Şenti adı verilen önlük veya kısa etekler, Orta Krallık Devri’nde keten ve ağır kumaşlardan tasarlanan ön ortasında altın mücevher, nakışlarla bezenmiş kemerlere tutturulan üçgen parçanın yer aldığı çeşitli boydaki kostümler Kral ve Rahipler, gücü sembolize eden aslan kuyruklu, Mısır askerleri çizgili renkli şentiler giymiştir.MÖ.2000’li yıllarda iki katlı dar uzun drapeli ince kumaştan tunikler, Krallık Dönemi’nde ise kalın kumaştan zengin görünümlü tunik ropların altına uzun transparan, ince dokumalı, pilili etekler kullanılmıştır.


Tekstil 

Antik Mısır’da kostümlerdeki kumaş seçimi kişinin toplumdaki statüsüne göre belirlenmiş, hafif serin tutma özelliği olan, tarnsparan, incelikte müslin kumaşlar keten, pamuk, yün dokumalar, doğal maddeler, kök boyalarla renklendirilmiş boyama sanatının bu dönemde az bilinmesi nedeniyle tekstile, natürel ve beyaz renk hakim olmuş, önceleri kadınlar tarafından yapılan dokuma sanatı, Suriye’li dokumacıların Mısır’a gelmeleri ile gelişim göstererek boyama ve renklendirme atölyeleri yaygınlaşmış, Mısır’dan kaliteli tekstil üretimi, ihracat başlamış ve altın nakışlı dinsel sembol motifli kumaşlar, ince yün dokuma şallar üretilmiştir.

Renk 

Antik Mısır Kültüründe renkler sembolik anlamlar taşımış, en çok kullanılan altın renginin zenginliği çağrıştırması, saraylarda ve hanedanlığın turnikelerinde kullanılması nedeniyle popüler renk olarak kabul edilmiş, beyaz mutluluğu, yeşil yaşam gençliği ve Nil’i, sarı bereketi simgelemiş, cenaze törenlerinde genellikle mavi renk, kırmızı, mor, bakır, yeşil, nil yeşili, Hindistan kırmızısı, turkuaz sarı kırmızı, koyu lacivert, açık mavi, taba renginin tonları, natürel renkler giyim ve dekorasyonda kullanılmış, kostümlerde yer almayan siyah, sadece peruklarda ve mücevherlerde ikinci renk olarak tamamlayıcı kontörün kullanıldığı gözlenmiştir.

Aksesuar 

Antik Mısır’da aksesuarlar, mücevherler gibi dinsel büyüsel inançları temsil etmiş kadınlar bayramlarda, tören ve seremonilerde başlarına on-on beş cm yüksekliğinde güzel kokulu parfüm konileri ve etrafına mavi lotustan çelenkler, çeşitli renkli minelerden tasarlanmış bilezikler takmış, firavun ve ileri gelenler üstünlük derecelerini gösteren takma sakallar, rahip ve din adamları tüylü, yapraklı kuş sembollü teşbihler, leopar kürkünden şalları aksesuar olarak kullanmış, halk yarı değerli taş, cam, bakır ve cilalanmış seramikten aksesuarlar takarken, Antik Mısır’da Prensler, ‘’Beyaz Altın’’ adı verilen, gümüş tokalı kemerler kullanmıştır.


Güzellik 

Antik Mısır’da kadınlar, güneşten koyulaşan ten renklerini açmak için sarı aşı boyası, kuru iklim koşulları için ciltlerine timsah, kedi, hipopatamus yağları ve bitkilerden elde edilen ilk kırışık giderici kremleri, lekelere karşı sütle karıştırılarak bal mumundan eritilerek elde edilen merhemler kullanmış, vücutlarını bal, kireç tuzla ovarak, parfümlü yağlarla yumuşatmıştır. Özel günlerde altın tozları sürerek, el ve ayaklarını özel kına desenleri ve dövmelerle süslemiştir. MÖ.6.yy dan kalan papiruslarda çeşitli krem ve merhem tariflerine rastlanmış, Mısırlılar alınlarındaki damarları ortaya çıkarmak için çivit mavi yüz boyası kullanmıştır.

Makyaj 

Antik Mısır’da firavunlar, kraliçeler, din adamları, papazlar, her sınıftan kadın ve erkek makyaj yapmış, gözlerine güneş yanıkları ve sinek, böceklerden koruyan dezenfektan özelliği içeren, sülfür klorürden elde edilen, Mesdemet adı verilen uzun kuyruklarla çekilen, siyah eyeliner, sürme, yeşil minarelden elde edilen Malakit ve Wadju adı verilen renkli göz farları, altın plakalardan elde edilen allık, pudralar, yanak ve dudaklarına kırmızı, turuncu, renkli, yağ karışımlı rujlar, kaş ve kirpiklerine Galena adı verilen bazlar uygulamış, Mısırlı kadınlar makyaj ve kozmetik ürünlerini, saklamak için özel kaplar üreterek kullanmıştır.

Moda İkonu

Antik Mısır’da, firavuna güzelliği, aklı ile vekalet eden kıymetli taşlardan hazırlanan gösterişli dönem kostümleri, taç ve başlıkları, savaş baltası formunda küpe, kenarları koyu renkli incilerle tasarlanmış, birbirine geçmeli kare formlu bilezikleri ile Kraliçe Nefertiti, iktidar hırsı ile tanınan Mısır’ın Yeni Krallık İmparatorluk Dönemi’nin son kraliçesi, sembolik, karmaşık saç aksesuar, başlık ve taçları, altın ipliklerden dokunan kostümleri, cilt rengini beyazlatmak için yaptığı süt banyoları, özel yağlarla yaptırdığı vücut bakımı, makyaj stili, değerli mücevherleriyle Kleopatra tarihe geçen ilk moda ikonu olarak kabul edilmiştir.